Kayıp Kıta Mu’nun Gizemi


Advertisements

Mu Kıtası

Kayıp Kıta Mu, Büyük Okyanus’ta yer aldığı ve 14 bin yıl önce batarak yok olduğu ileri sürülen, hakkında cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk dahil birçok kişinin araştırma yaptığı efsanevi bir kıtadır. Günümüzde bilim dünyasındaki fikir birliği, Mu kıtasının var olmuş olmasının fiziksel olarak mümkün olmadığı ve iddianın herhangi bir bilimsel dayanağı olmadığı yönünde seyretmektedir.

İlk olarak İngiliz subay ve gezgin James Churchward’ın Tibet’te yaptığı araştırmalara dayanan ve bunlar hakkında yazdığı 5 adet kitabına konu edilmiştir. Churchward, Hindistan tapınaklarında bulduğu yazı tabletlerini oradaki rahiplerden on iki yılda öğrendiği Naga Maya dili ile tercüme ederek elde ettiğini açıkladığı efsaneye göre Büyük Okyanus’ta, Asya kıtası ve Amerika kıtası arasında ve Avustralya’dan birkaç misli büyüklükteydi. Ada, yüksek bir uygarlığa ulaştıktan sonra günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce bir deprem ya da tufan sonucu yok olmuştu.
James Churchward, yazmış olduğu The Lost Continent of Mu isimli kitabında Kayıp Kıta Mu’nun yaradılışını şöyle açıklamaktadır:

“İncil’deki Yaratılış hikayesi- yedi gün ve yedi gece efsanesi- ilk olarak Nil halklarından ya da Fırat Vadisi’nden değil, şu anda batık olan Mu kıtasından gelir.”

“Mu medeniyetinin kesinlikle Yunan, Kalde, Babil, Pers, Mısır ve Hindu medeniyetlerinden önce var olduğunu buldum. Bu kayıp kıtanın Hawaii’nin kuzeyinde bir yerlerden güneye Fiji ve Paskalya adalarına kadar uzandığını ve insanlığın yaşadığı ilk yer olduğunu hiç kuşku götürmeyecek bir biçimde keşfettim. Ülkenin 12.000 yıl önce büyük depremlerle battığını ve bir ateş ve su girdabında yok olduğunu öğrendim.”

Kayıp Kıta Mu’nun Batışı

Meksika’daki Theotihuacan Palenk Mabedi Piramidi’nin duvarına kazınmış bir yazıda Kayıp Kıta Mu’nun batışı şöyle anlatılıyordu:

“6 Kaan yılı Zak ayı II Maluk günü başlayan korkunç yer sarsıntısı, 13 Şuen’e kadar devam etti. Mu kıtası felakete kurban gitti.

Mu ülkesi iki kere kalktıktan sonra bir gece çöktü, üstünü sular kapladı. Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu. Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu.”

Mu, Zak ayının 13. Cuma günü batmıştı. O günden sonra “13“ ün insanoğlunun uğursuz rakamı olduğu iddia edilir. Mu’nun izleri Amerika’dan Mısır’a, Orta Asya’dan Mezopatamya’ya kadar yayıldı. Tıpkı varlığı gibi yok oluşu da tüm dünyayı derinden sarsmıştır.

Advertisements

Churchward’a göre Osiris Mu kıtasında eğitilmiş, Atlantis’te reform yapmış, Atlantisli bir bilge ya da peygamberdir. Öğretisi sonradan “Osiris Dini” adını almış olup Hermes Trismegistus tarafından Mısır’a getirilmiştir. ABD’de “uyuyan peygamber” lakabıyla anılmış Edgar Cayce’in “akaşik okumalar”ına göre, Atlantis gibi Mu kıtasının da batmasına neden olan etken, Atlantisliler’den satanik yol mensuplarının, ellerindeki nükleer güçleri yıkıcı amaçlarla kullanmaları yüzünden yerkabuğunun dengelerini bozmaları olmuştur.

Bilime Göre

Bilim çevrelerinde levha tektoniği konusundaki bilgi birikimine dayanarak Kayıp Kıta Mu’nun da tıpkı Atlantis gibi bir efsane olduğu konusunda görüş birliğine varılmıştır. Levha tektoniğine göre kıtaları oluşturan silisyum-aliminyum kayalar, okyanus diplerini oluşturan silisyum-magnezyum kayalar üzerinde “yüzerler”. Büyük Okyanus dibinde Mu kıtasını kanıtlayacak herhangi bir silisyum-aliminyum kayaya rastlanmamıştır.

İlk kez James Churchward tarafından ortaya atılan, geçmişte üzerinde ileri bir uygarlığın bulunduğu, Pasifik Okyanusunda bir kıtanın varlığı konusundaki görüşler, belgeler ve bulgular mevcuttur fakat henüz arkeologlar arasında yaygınlık kazanmamış bir görüştür. Çin’e ve çevre adalara kaçanların kitabelerinde “Kıtamız battı, biz de buraya kaçtık” yazmaktadır. Bu yazılı kayalar karbon testleri ile teste tutulduktan sonra 14 bin yıllık olduğu saptanmıştır. Türkler’in de kökeninin Mu kıtasından geldiği söylentileri, Mustafa Kemal Atatürk ‘ün talimatıyla kurulan bir ekip tarafından araştırılmıştır.

Göçler

Mu araştırmacılarına göre, Mu kıtasından her kıtaya göçler yapılmışsa da başlıca göçler Kuzey ve Güney Amerika’ya, Orta-Asya’ya, Mısır ve Anadolu’ya yapılmıştı. Churchward’a göre 70.000 yıl önce mevcut olan Uygur İmparatorluğu, Avrupa içlerine kadar uzanmaktaydı. Uygur İmparatorluğu birine Churchward’un manyetik felaket adını verdiği iki büyük doğal afetle -diğer afet dağların yükselmesidir- darbe yemiş ve sağ kalanlar aralarında Avrupa’nın birçok kavminin de bulunduğu çeşitli ari kavimleri oluşturmuşlardır. Churchward Uygurlar’ın torunları olan bu kavimlerden bazıları olarak Keltler’i, Basklar’ı ve Asyalı İskitleri sayar.

Bizdeki Araştırmalar

Türklerin Tarihi

Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük meraklarından birtanesi Türklerin kökenini ortaya çıkartmaktı ve 1930 yılında Türk Tarih Kurumu kuruldu. Kurum kurulduktan sonra birçok gizem ortaya çıkarılmışsa da Türklerin kökeni hala gizemini koruyordu. 1932 yılında emekli bir general olan Tahsin Bey- sonradan yaptığı araştırmalar üzerine Mayatepek soyadını alacaktır- Atatürk’ü ziyaret etti. Tahsin Bey Maya dili ile Türk dili arasındaki benzerlikleri Atatürk’e anlatmaya başladı ve James Churchward’ın kendisine bahsettiği Hindistanda bulunan tabletleri anlattı.
Churchward ertesi gün Ankara’ya davet edildi. İki ay sonra Churchward Çankaya’ya gelerek Tahsin Bey ve Atatürk ile bir akşam yemeği yedi. Yemekte Churchward tabletleri nasıl bulduğunu, bu tabletleri çözmek için 50 yılını harcadığını, bu konuda 5 kitap yazdığını ayrıca arkadaşı Amerikalı arkeolog William Nouvo’nun da tabletler bulduğunu, Maya dilinin bu tabletlere dayandığını, tabletlerde ise M.Ö 200 000 ile 70 000 yılları arasında Pasifik’te yer alan Avustralya’dan biraz daha büyük Mu isimli bir kıtadan bahsedildiğini, kıtada yaşayanların yüksek bir medeniyete ulaştıktan sonra sel ya da tufan sonucu kıtanın battığının düşünüldüğünü anlattı.

Bunun üzerine Atatürk, Churchward’ın kendisine hediye ettiği 5 kitabı 60 kişilik bir heyet kurdurarak tercüme edilmesini istedi. Çeviriler bittikten sonra incelemeye başladı. Kayıp Kıta Mu’nun insanlığın anavatanı olduğunu yazan yerin altını çizmiş, Mu’da geçen Tanrı kavramı ile de yakından ilgilenmiştir. Tercümelerde Maya dili de dahil tüm dillerin Mu dilinden türediği belirtiliyordu. Kıtanın batışını anlatan bölümde halkın ‘’ Ya Mu bizi kurtar ‘’ diye bağırdığı yerin altını çizerek Mu’nun aynı zamanda bir ilah adı olduğu sonucuna vardı. Mu dili kökenli özel isim ve sıfatları Öz Türkçe ile karşılaştırıyor, Mu sembollerinin Latin alfabesinde bir karşılığı olup olmadığına bakıyordu.

Türk Tarih Tezi

Kısa bir süre sonra Atatürk, Tahsin Bey’i Meksika’ya elçi olarak atamış ayrıca kendisine yüklü miktarda bir araştırma bütçesi tahsis etmiştir. Tahsin Bey’in Meksika’ya varışından sonra Atatürk, Etnografya müzesinden bazı uzmanları Tahsin Bey’in yanına görevli olarak Kayıp Kıta Mu araştırması için gönderdi. Araştırmalar sonuçlandıktan sonra Tahsin Bey araştırma sonuçlarını 3 ciltlik bir kitap haline getirerek belge ve fotoğraflar ile Atatürk’e sundu. Kitaplarda Maya , Aztek ve İnka uygarlıklarının kullandıkları eşyaların Türklerin kullandıkları eşyalara benzerliği öne çıkıyordu. Tüm bu araştırmaların sonucunda Atatürk, bilimsel deliller ile desteklenen bir Türk Tarih Tezi sunmuş ancak kitaplaştırmaya ömrü vefa etmemiştir. Teze göre şu sorulara net cevaplar veriliyordu:

  • Türkler Orta Asya’dan gelmiştir fakat Orta Asya’ya nereden gelmişlerdir?
  • Türkler’in Amerika kıtasının yerlileri olan İnka, Maya ve Aztekler’le olan tartışmasız benzerlikleri nasıl açıklanabilirdi?
  • Dünya Tarihi nerede başlamıştı?
  • Orhun yazıtları ile Maya tabletleri nasıl paralel olabilmektedir?

Araştırmaların Gidişatı

Tahsin Bey, 1932 ile 1938 yılları arasında Türk Tarih Kurumuna araştırmaları sonucu tuttuğu yüzlerce notu 14 ayrı rapor halinde göndermiştir. Atatürk’e kitaplar halinde getirilip sunulan araştırma sonucu ise şu anda Anıtkabir kütüphanesinde iki cilt olarak 1301 ve 1302 numaraları ile hala ziyarete açıktır. Üçüncü cilt kaybolmuştur. Tahsin Bey’in Meksika’da çekip Atatürk’e yolladığı 700’ü aşkın fotoğraf da Anıtkabir fotoğraf arşivindedir.

Sonuç

Bilimsel açıdan Mu kıtası vardır demek imkansız iken, bulunan diğer deliller ile Mu kıtası adeta ‘’ben buradayım’’ diye bağırıyor. Bilim dünyasının çözmeye uğraştığı ve uğraşmaya devam ettiği Kayıp Kıta Mu bilinmezliği her gün yeni bir gizem doğuruyor. Bu konu hakkında tam olarak bir gerçeğe ulaşmak şu an için güç gibi görünüyor. Tarih bize her bir yeni gerçeği verirken aynı zamanda da bir gizemi de veriyor.

Advertisements

Like it? Share with your friends!

45
44 shares, 45 points

What's Your Reaction?

Nefret Nefret
60
Nefret
Şaşkın Şaşkın
33
Şaşkın
Başarısız Başarısız
13
Başarısız
Eğlence Eğlence
7
Eğlence
Ablak Ablak
67
Ablak
Aşk Aşk
46
Aşk
Aman Tanrım Aman Tanrım
33
Aman Tanrım
Kazanmak Kazanmak
13
Kazanmak
gercektenmi

0 Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

Yorumlar

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Bir İçerik Şekli Seçin
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru.
Diğer Bilgiler
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama
Hikaye
Gömme ve Görseller ile Biçimlendirilmiş Metin
Liste
Klasik İnternet Listecileri
Geri Sayım
Klasik İnternet Geri Sayımları
Listeyi Aç
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi gönderime oy verin
Sıralama Listesi
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı oy verin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Gömme
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Resim
Fotoğraf veya GIF
Gif
GIF formatı
Tugay ÖZBİLGİÇ Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj Haber Metraj